Spor yazarları Trabzonspor için ne dedi? | "Muçi Hami Mandıralı!"
Trabzonspor Gaziantep FK Spor yazarları Süper Lig
Spor yazarları Trabzonspor için ne dedi? | "Muçi Hami Mandıralı!"
Son Güncelleme / 02 Kasım 2026 09:46
Spor yazarları, Trabzonspor'un Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında sahasında Gaziantep FK'yi 2-0 yendiği karşılaşmayı değerlendirdi.
Haberin Kaynağı: Abone Ol Okunma Süresi: 9 dk
Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Trendyol Süper Lig 'de sahasında Gaziantep FK 'yi 2-0 mağlup eden Trabzonspor , teknik direktör Thomas Reis yönetiminde galibiyet serisini sürdürdü.
Alman teknik adam yönetiminde Gaziantep FK maçıyla birlikte 7. karşılaşmasına çıkan bordo-mavililer, bu müsabakaların tümünden galibiyetle ayrılmayı başardı.
Karadeniz ekibi, Thomas Reis'in görev yaptığı dönemde sırasıyla Süper Lig'de Galatasaray'ı sahasında 4-0, deplasmanda Samsunspor'u 3-0, Finlandiya'da da Kups Kuopio'yu 4-2 mağlup etti.
Spor yazarları , Trabzonspor-Gaziantep FK karşılaşmasını şöyle değerlendirdi
Cemal Ersen: Beşi bir yerde!
Trabzonspor’un ligde beşte beş yapması çok değerli. Thomas Reis ile adeta yeniden hayat buldu bordo-mavili ekip. Geçen hafta Ç.Rizespor karşısında müthiş bir geri dönüş yaşamıştı. Dün de Gaziantepspor önünde ilk yarıda oyun olarak rakibinden gerideydi. Konuk takım ciddi eksiklerle geldiği zorlu deplasmanda iyi mücadele etti. İki net pozisyon buldu. Ancak bu sezon harika bir performans sergileyen kaleci Onana engeline takıldı.
Trabzonspor’un uzatma dakikasındaki en ciddi gol girişimi şansının da yardımıyla sonuç verdi. Salah’ın köşe atışında Muçi’nin kafasından seken top Saviç’in önüne düştü, kaptan vurdu, üst direğe çarptı ve ağları buldu.
Franculino ve Aral’ın yokluğunu hissetti Karadeniz ekibi. İkisi de önemli oyuncular. Geçen sezonun gol kralı Onuachu, maalesef Thomas Reis’in önceliği değil. Oyunda kaldığı sürece istediği yüksek ortalardan bir tane buldu, beklenen vuruşu yapamadı. Lakin Alman hocanın elini onun üstünden çekmemesi gerek.
Muçi, Trabzonspor’un hayalet silahı. Öyle kritik anlarda ortaya çıkıyor ki, arkadaşlarının tüm yükünü hafifletiyor. 61. dakikada 25 metreden attığı müthiş gol, sezonun en iyileri arasında olacaktır.
Günün özel isimleri arasına Pina ve Nwaiwu’yu yazıyorum. Açık ara Süper Lig’in en iyi sağ beki ve stoperi Trabzonspor’da. Cabral’ın da hakkını yemeyelim, müthiş oynadı. Salah’ı anlatmaya gerek var mı? Tükenmeyen enerjisiyle tam bir lider, topa her dokunuşu sihirli.
Reis’in farkı yakaladıktan sonra yaptığı değişiklikler, hafta içindeki Freiburg maçını düşünmesine bağlıydı kuşkusuz.
Trabzonspor’un iki kulvardaki başarısını sürdürmesi rastlantı değil, geç alınmış bir “patron” tercihinin sonucudur. (Milliyet)
Aksal Yavuz: Muçi Hami Mandıralı!
Lafı eveleyip gevelemeden direk mevzuya girelim.
61’nci dakikada Muçi’nin Gaziantepspor filelerini havalandırdığı yerden Ataberk’in koruduğu kale arasında öyle az buz bir mesafe yok. O mesafe kadar yolu gitmek için dolmuşa binseniz, kaptan şoför indi bindi parası değil tam ücret ister! Şöyle de diyebiliriz; Muçi’nin golünün mesafesi için ticari taksi kullanıcıları yakın değil uzak mesafe olarak adlandırabilirler! Taksimetrenin kaç TL yazacağını artık siz hesaplayın!
Anlayacağınız, enfes bir gole imza attı geçtiğimiz hafta içinden Salah çıkan Muçi. İlk golde de Saviç’e kafasıyla asit yapan yine Muçi’ydi. Hazır yeri gelmişten, Trabzonspor’un ikinci golünde taraflı tarafsız izleyenlerin gözünün pasını silen Arnavut oyuncunun ayakları Hami Mandıralı’yı anımsattığını rahatlıkla söyleyebiliriz, meşin yuvarlak havada ıslık çalarak Mandıralı’nın kulaklarını çınlattı desek çok da abartmış olmayız.
Kapanan takımları açmak çok zordur. Hele çıkarken kaptırdığınız toplarda rakip geçişleri iyi yapar, bir de eksik yakalanırsanız her an bir iş kazasıyla karşılaşabilirsiniz. Dün de konuk takım zaman zaman pozisyonlara girdi ancak sonuca gidemediler.
Şunu da söylemek lazım; kırmızı-siyahlı ekip golü bulmuş olsaydı, bordo-mavili takım Allah ne verdiyse rakibin üstüne çullanır sonuca giderdi. Dememiz o, Trabzonspor rakibin durumuna bakarak çok da fazla sıkmadı… Perşembe günü Freiburg maçını düşündüklerinden olsa gerek. Zira en zor maçlarından birine çıkacaklar.
Kapanan takımları açmakta en etkili silah duran toplar ile uzaktan atılan şutlardır. Reis’in öğrencileri de bu uygulamayı devreye soktu. 2-0’dan sonra farkı açabilirlerdi, dedik ya Konferans Ligi’ndeki en zor maçlarına hatta turnuvanın en iddialı ekiplerinden biriyle oynayacakları için Umut ve Metehan’ı oyuna alıp maçı bitirmek istediler. Maç eksikliğinin ne demek olduğu Umut ve Metehan’ı izleyince çok daha iyi anlaşılmıştır umarız.
İşin içinde yorgunluk da var… Kolay değil dur durak bilmeden arka arkaya maçlar yapmak, her ne kadar en iyi idman maç yapmak olsa da…
Netice itibariyle bordo-mavili oyuncular, beş maç arka arkaya kazanarak teknik direktörleri Thomas Reis’in adını Gaziantep maçıyla tarihe yazdırarak hocalarına büyük bir gurur yaşattılar. Açıkçası Thomas hoca bunu anasının ak sütü gibi hak etti. Evet, bordo-mavili oyuncular diğer maçlara oranla çok da iyi oynamış olabilirler lakin kazanmayı bildiler, önemli olan da bu değil mi? (Milliyet)
Mehmet Ayan: Reis döneminin en kötü oyunu!
Futbol öyle bir oyun ki harika geçirdiğiniz ilk yarının sonunda teslim olduğunuz golle soyunma odasına moralsiz girebilirsiniz. Johnson maçı olarak anımsanan 99/00 sezonu - çe derbisi için Fatih Terim özel sohbetimizde “Rakip 18’de oynadık, 1-0 yenildik!” demişti.
Kuşkusuz FK’nın ilk yarı oyunu öyle değildi ancak adaleti olsa şu futbolun o 45’in deplasman ekibine en azından 0-0’ı getirmesi lazımdı. Kozlowski, Camara, Sorescu üçlüsü Trabzonspor’a zor anlar yaşattılar. Pina tarafındaki madeni çok iyi işlediler. Ne hücumda, ne savunmada etkili olabilen Portekizli sağ bek üzerinden bilhassa Camara iyi işler yaptı.
Çok tekrara düşüyorum farkındayım ancak rakamlar yalan söylemiyor. Dünkü maç dahil olmak üzere Trabzonspor’un kazandığı her maçın bilhassa ilk yarılarında en az 3 Onana kurtarışı sizce soru işareti değil mi? 9 eksikle Trabzon’a gelen güney temsilcisi oyunu hiç çirkinleştirmedi. Sadece önlem almadı, hücum aksiyonlarında da etkin oldu. Neredeyse 40 dakika kalelerinde pozisyon görmediler. Onuachu’nun soldan gelen ortaya kafa vuruşu, gole neden olan korner öncesi Saviolo’nun şutu ve Muci asistiyle gelen Savic golü... Reis Trabzon’unun en kötü ilk yarısı duran top golüyle soyunma odasına galip gidiyordu.
İkinci yarıdaki Trabzonspor performansına da harika dememeli. Muci’nin golü öyle bir dakikada geldi ki, FK biraz yüklenecekti, direksiyonu biraz eline alacaktı durmak zorunda kaldı. 2-0’dan sonrası skoru tutma adına büyük takım oyunu... Yoluna devam ediyor Reis ve talebeleri... Ancak bugünkü oyun skoru alsa gönülleri almadı sanki. Franculino ile tutturulan oyun ezberi onsuz aynı verimi sağlamadı. Salah da gününde sayılmazdı, Pina da diğerleri de... Özetle sadece 3 puan denebilir... Küçük hatırlatma ile tamamlayayım.
9 Kasım 2009... Kocaeli-Trabzon maçı... İzmit İsmetpaşa Stadyumu maraton tribününde bir pankart... “Türkiye’ye bakan Kocaeli, bir Kocaelispor’a bakamadı.” Ülke sanayisinin dinamiklerinden Kocaeli’nin tek Süper Lig takımının düştüğü hal..
1 Kasım 2026... Trabzon-Gaziantep maçı... Konuk takım Gaziantep FK’nın göğüs reklamı SPOR ŞEHRİ GAZİANTEP... Ülke sanayisinin dinamiklerinden Gaziantep’in tek Süper Lig takımının düştüğü.
Sorarlarsa TÜRKİYE, futbolu seviyor dersiniz... (Hürriyet)
Olcay Çakır: Bereket versin
Hikâyenin tam da bu bölümünde “kazanmasını bildi” ifadesi yardımına koşar takımların. Kötü oyuna yazılan üç puan sezon sonuna güzel şeyler atfeder hep! Trabzonspor’un Gaziantep karşısındaki galibiyeti de böyle okunmalı. Adeta heba edilen ilk 45 dakika; soyunma odasına giderken doğru oynanan birkaç dakika ve Saviç’in golüyle güzelleşti. İkinci yarıda oyunu istediği yere taşıyıp farkı açabileceği bir kapı aralandı. Ancak beklenen ritim gelmedi. 61’de mükemmel bir Muçi yapımı gol daha geldi. Folcarelli hamlesiyle başlanan ikinci yarı aslında akışı da dengeyi de belirledi. Muçi’nin mükemmel golünden sonra ise maç tamamen skoru idare etme mesaisine dönüştü. Gaziantep, kazanmaya muhtaç bir takımın mücadelesini gösterdi. Trabzonspor ise Avrupa dahil bu yoğun fikstürde kazanma alışkanlığını korurken Rize’den sonra taşıdığı yorgunluğu da sahaya yansıttı.
Bu karşılaşma devre arasının transfer politikasına da ışık tuttu. Dju ve Aral’ın yokluğunda onların yerine oynayanlarla aynı oyunu üretmenin mümkün olmadığı görüldü. Hücumun iki önemli aktörü olmayınca tempo, hız ve ritim de eksildi.
Thomas Reis, hamleleriyle kulübenin imkânlarını da sınırlarını da vitrine çıkardı. Bir anlamda ihtiyaç listesini sahaya yazdı. Yönetimin bu mesajı aldığını düşünüyorum.


